ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMANIN YASAL SONUÇLARI
ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIMINDA İDARİ YAPTIRIMLAR
Alkollü araç kullanımında yasal sınır hususi (şahsi) araçlar için 0.50 promil olup bu promilin üstünde alkollü araç kullanıldığı takdirde hem idari para cezası hem de ehliyete el konulması yaptırımıyla karşı karşıya kalınmaktadır; bu oran ticari araçlar için 0.21'dir (2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 48/1).
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu
Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı:
Madde 48 - (Değişik: 24/5/2013 - 6487/19 md.)
Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar.
ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIMINDA CEZAİ YAPTIRIMLAR
Sürücünün kanındaki alkol oranının 1.00 promil ve üzerinde tespit edilmesi halinde "trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak" suçundan kamu davası açılır (5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu m. 179/3, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2016/3381 E., 2016/9737 K.).
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Madde 179
(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
12. Ceza Dairesi 2016/3381 E., 2016/9737 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince
mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği;
İncelenen dosyada ise; olaydan iki saat sonra alınan raporda 57 promil alkollü olan sanık ...’ın idaresinde bulunan araç ile, meskun mahal dışında bulunan 8.4 metre genişliğindeki, aydınlatmanın bulunmadığı çift yönlü düz yolda gece vakti seyir halinde iken, karşı şeritte seyreden 248 promil alkollü olan temyiz dışı diğer sanık idaresindeki motosikletin şerit ihlali yapması ve sanık ...’ın beyanıyla motosikletin farının yanmaması nedeniyle, kendi şeridinde seyreden sanık ...’ın aracının ön sol kısmı ile, temyiz dışı diğer sanık ...’nin idaresindeki motosikletin ön kısmına çarpması neticesinde, 1 kişinin kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı olayda, kendi şeridinde seyreden sanık ...’a atfedilecek bir kusur bulunmadığı, meydana gelen olayda temyiz dışı diğer sanık ...’nin tam kusurlu olduğu, 1 saatte alkol miktarının 0,12-0,20 promil arasında düştüğü dikkate alındığında, sanık ...’ın olay anında 100 promilin altında olduğu, ayrıca sanığın güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair başkaca bir delil veya tespit bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi İsabetsiz olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Promil nedir ve ölçümü nasıl yapılır?
Promil, en temel tabiriyle kişinin kanında bulunan alkol oranını (binde bir oranında) ifade eden tıbbi ve hukuki bir ölçü birimidir. Trafik denetimlerinde sürücülerin alkol düzeyi genellikle kolluk kuvvetlerince nefes yoluyla anlık ölçüm yapan teknik cihazlar (alkolmetre) kullanılarak tespit edilmektedir.
Ancak sürücünün cihazla yapılan bu ölçüme itiraz etmesi, cihaza üflemeyi reddetmesi veya adli bir vakanın (yaralanmalı ya da ölümlü trafik kazaları gibi) söz konusu olması durumlarında; kandaki alkol oranı yetkili sağlık kuruluşlarında alınan kan numunelerinin incelenmesi (kan tahlili) veya Adli Tıp Kurumu incelemeleri gibi daha kesin tıbbi yöntemlerle de ölçülebilmektedir.